Nicomedes tarafından yazıldı.
Kategori:

 

Daha önce yapılan 4 gözlemde LIGO kara delik çarpışmalarından kaynaklanan kütleçekimsel dalgaları tespit etmişti. Fakat bu sefer ilk kez nötron yıldızlarının çarpışmasından doğan görüntüler elde edildi, hem de kütleçekimsel dalga kaynakları tespit edildi. Şili’deki Swope Teleskopu’nun elde ettiği görüntüler astronomide büyük bir gelişmeye imza attı.

İki ay öncesinde LIGO’ndan (Lazer İnterferometre Kütleçekimsel Dalga Gözlemevi) astronomlar iki nötron yıldızının muhtemel birleşiminin tespit edilebileceğinin farkına vardılar. 17 Ağustos’tan beri süregelen bu yarışta görülebilir ışıkta bir patlama diğer tipte radyasyonlar gözlemlendi.

UC Santa Cruz Astronomi ve Astrofizik Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Ryan Foley liderliğinde ekip, 130 milyon ışık uzaklıktaki NGC 4993 galaksisinde kütleçekimsel dalga kaynağı tespit etti. Foley’in ekibi 1 metrelik Swope Teleskopu ile ilk görüntüleri yakaladı. 11 milyar yıldır birbiri etrafından dolanan bu nötron yıldızları, diğer kara delik gözlemlerine göre, dünyamıza 10 kat daha yakında gerçekleşti.

“Bu gerçekten büyük bir keşif. Sonunda hem ışık hem kütleçekim dalgaları olarak iki farklı açıdan gözlemleri birleştirebildik ki; bu bile bir dönüm noktası. Bu aslında bir şeyi hem görüp, hem duymaya benziyor,” diyor Foley.

Uzun zamandır tartışılan nötron yıldızlarına ilişkin önemli bulgular ortaya koyan araştırmada, evrendeki altın ve diğer ağır metallerin kökenine ait önemli bilgiler ortaya konabilir. Bilim insanları nötron yıldızı birleşmelerinde altın,platin gibi ağır metallerin gerçek zamanlı olarak yapıldığına kanıt niteliğinde bulgular elde edildiğini söylüyor.

Araştırma Science, Astrophysical Journal Letters ve Nature gibi önemli dergilerde yayınlanıyor. Science dergisinde kütleçekimsel dalga kaynağına ilişkin ilk optik gözlem keşfi olmak üzere 4 ayrı makale olarak yayınlandı.

 

Kaynak : https://www.sciencedaily.com/releases/2017/10/171016102802.htm

1. M. R. Drout, A. L. Piro, B. J. Shappee, C. D. Kilpatrick, J. D. Simon, C. Contreras, D. A. Coulter, R. J. Foley, M. R. Siebert, N. Morrell, K. Boutsia, F. Di Mille, T. W.-S. Holoien, D. Kasen, J. A. Kollmeier, B. F. Madore, A. J. Monson, A. Murguia-Berthier, Y.-C. Pan, J. X. Prochaska, E. Ramirez-Ruiz, A. Rest, C. Adams, K. Alatalo, E. Bañados, J. Baughman, T. C. Beers, R. A. Bernstein, T. Bitsakis, A. Campillay, T. T. Hansen, C. R. Higgs, A. P. Ji, G. Maravelias, J. L. Marshall, C. Moni Bidin, J. L. Prieto, K. C. Rasmussen, C. Rojas-Bravo, A. L. Strom, N. Ulloa, J. Vargas-González, Z. Wan, D. D. Whitten. Light curves of the neutron star merger GW170817/SSS17a: Implications for r-process nucleosynthesis. Science, 2017; eaaq0049 DOI: 10.1126/science.aaq0049

2. B. J. Shappee, J. D. Simon, M. R. Drout, A. L. Piro, N. Morrell, J. L. Prieto, D. Kasen, T. W.-S. Holoien, J. A. Kollmeier, D. D. Kelson, D. A. Coulter, R. J. Foley, C. D. Kilpatrick, M. R. Siebert, B. F. Madore, A. Murguia-Berthier, Y.-C. Pan, J. X. Prochaska, E. Ramirez-Ruiz, A. Rest, C. Adams, K. Alatalo, E. Bañados, J. Baughman, R. A. Bernstein, T. Bitsakis, K. Boutsia, J. R. Bravo, F. Di Mille, C. R. Higgs, A. P. Ji, G. Maravelias, J. L. Marshall, V. M. Placco, G. Prieto, Z. Wan. Early spectra of the gravitational wave source GW170817: Evolution of a neutron star merger. Science, 2017; eaaq0186 DOI: 10.1126/science.aaq0186

3. C. D. Kilpatrick, R. J. Foley, D. Kasen, A. Murguia-Berthier, E. Ramirez-Ruiz, D. A. Coulter, M. R. Drout, A. L. Piro, B. J. Shappee, K. Boutsia, C. Contreras, F. Di Mille, B. F. Madore, N. Morrell, Y.-C. Pan, J. X. Prochaska, A. Rest, C. Rojas-Bravo, M. R. Siebert, J. D. Simon, N. Ulloa. Electromagnetic evidence that SSS17a is the result of a binary neutron star merger. Science, 2017; eaaq0073 DOI: 10.1126/science.aaq0073

4. D. A. Coulter, R. J. Foley, C. D. Kilpatrick, M. R. Drout, A. L. Piro, B. J. Shappee, M. R. Siebert, J. D. Simon, N. Ulloa, D. Kasen, B. F. Madore, A. Murguia-Berthier, Y.-C. Pan, J. X. Prochaska, E. Ramirez-Ruiz, A. Rest, C. Rojas-Bravo. Swope Supernova Survey 2017a (SSS17a), the optical counterpart to a gravitational wave source. Science, 2017; eaap9811 DOI: 10.1126/science.aap9811

 

Kaynak : http://www.gercekbilim.com/astronomide-gravitional-notron-yildizlarinin-carpismasi-kutlecekim-dalga/

Nicomedes tarafından yazıldı.
Kategori:

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) gelecek yıl, Güneş’in atmosferine göndereceği uzay aracı Parker Solar Probe’u tanıttı. Maryland’deki Laurel Labaratuvarı’nda tasarlanan ve küçük bir otomobil büyüklüğündeki Parker Solar Probe, Güneş’e en fazla yaklaşan uzay aracı olacak.

Johns Hopkins Üniversitesi’nde Uygulamalı Fizik Bölümü’nde çalışan Nicky Fox, Parker Solar Probe’un bilim insanlarının on yıllardır ortaya çıkarmaya çalışığı Güneş’e ait sırları araştıracağını söyledi.

Güneş’in dış çeperinin iç kesimlerden neden yüzlerce kat daha sıcak olduğu hâlâ bir sır.

Güneş rüzgarı da taç küreden yayılıyor. Elektron, proton ve alfa parçacıkları içeren bu plazma dalgası dünyada yaşamı etkiliyor.

’Hiçbir uzay aracı bu kadar sıcaklığa maruz kalmadı’

1371 derecelik sıcaklığa dayanabilecek malzemelerle tasarlanan uzay aracı, süpersonik parçacıklar ve güçlü radyasyondan da etkilenmeyecek şekilde tasarlandı.

Parker Solar Probe adlı uzay aracı, Güneş’in atmosferi olarak da bilinen taç küreyi (korona) inceleyecek, nasıl ısındığına dair veriler toplayacak ve Güneş’e, yıldızın çapının yaklaşık 5 katı kadar yaklaşacak.

Güneş’e 7 milyon km uzaklıkta tur atabilecek. 140 milyon km uzaklıktan Dünya’daki bilim insanlarına bilgi gönderebilecek.

Bugüne kadar Solar Probe Plus adıyla anılan uzay aracına, güneşin plazma parçacıklarını bir rüzgar gibi uzaya saçtığı teorisini 1958 yılında geliştiren Eugene Parker’ın adının verilmişti.

Böylece NASA ilk defa bir uzay aracına hayatta olan bir bilim insanının ismini vermişti.

 

BBC Türkçe

Nicomedes tarafından yazıldı.
Kategori:

 

Yeni yapılan bilimsel bir araştırmaya göre 3 ila 4 milyar yıl öncesine kadar Ay’ın atmosferi vardı. Fakat yoğun volkanik patlamalar gazların atmosferden kurtulmasına neden oldu. Araştırma Earth and Planetary Science Letters dergisinde yayınlandı.

Ay’ın yüzeyine teleskopla bakarsanız, karanlık volkanik bazalt yüzeyleri ve dev çarpışma tabanlarını gözleyebilirsiniz. Bu bazalt denizlerine maria denir, Ay’ın iç kısımları patladığında halen sıcaktı ve magmatik buharlar çıkarıyor. Akan lavlar yüzlerce kilometreler uzunluğundaydı. Apollo uzay aracının ay yüzeyinden aldığı numuneler , magmanın karbon dioksit , su, kükürt ve diğer uçucu maddeleri taşıdığını gösteriyor.

Nicomedes tarafından yazıldı.
Kategori:

 

Ünlü uçak üreticisi Lockheed Martin, tüm ağırlığını 11 yıl içinde insanları Mars’a taşıyacak bir plana veriyor. Bu görev Mars’ta 6 insanı barındırabilecek bir uzay istasyonu ile Mars ana kampını kurmayı içeriyor. Aynı dünyamızın etrafında dönen ISS(Uluslar arası Uzay İstasyonu) gibi bu uzay istasyonu da Mars’ın yörüngesinde dönecek.

Elon Musk Mars’a toplu taşıma çözümleri üzerinde çalışa dursun, Lockheed Martin Mars yüzeyinde erken bir araştırma yapmaya imkan verecek erken bir aşamalı görev üzerinde çalışıyor. Mars yüzeyinde araştırma yaparak, insanların 2030larda inebileceği en ideal iniş bölgesini tanımlamaya yardım etmek istiyor.

Bu teknoloji yol haritasında, havacılık devi 2028’e kadar mevcut teknolojiyi kullanarak yörüngede bir Mars uzay istasyonu kurmayı planlıyor.

İlk Parça 2021’de Yollanacak

2021 yılında Mars Base Camp(ana kamp) ilk bileşenini yerleştirmeyi planlıyor. Bu parçayı taşıyacak roket bugüne kadar yapılmış en büyük roket olacak, çünkü yük ve bileşenler çok ağır. 98 metre uzunluğundaki bu roket sayesinde, Mars’ın yörüngesine ekipmanlar ve istasyon parçaları taşınabilecek.

Bazı parçalar yörüngede birleştirilecek, bazıları Mars’taki buluşmada yapılacak. Parçalar solar elektrik itişle yol alacaklar. Bu sistemde güneş enerjisi kullanılarak zenon itki gazı plazmadan egzos çıkışı yaparak, normal kimyasal roketlere göre 10 kat daha verimli çalışıyor.

2028’e kadar insanlı uçuşlar için her şey hazır olmalı. 6 astronot Uzay Fırlatma Sistemine yerleştirilmiş Orion uzay mekiğiyle bu yolculuğa başlayacak. Bu mekiklerden biri doğrudan uzay istasyonuna giderken, diğer Mars’ın iyi ayı Deimos ve Phobos’u inceleyecek ve sonra Mars Ana Kampı’na kenetlenecek.

Uzay istasyonu birleştirilip, mürettebat geldiğinde Mars yüzeyinde gerçek zamanlı joystick operasyonlarıyla kayalar ve toprak analiz edilerek, 2030 yüzey görevleri için en ideal iniş alanları aranacak.

Lockheed Martin Mars için ISS’den farklı bir uzay istasyonu tasarlıyor. Bu sistem uzun süre insansız çalışacağından, hem verimli hem de otonom bir sistem olacak. Orion kapsülünün pek çok özelliği var aslında; temel hayat desteği, navigasyon, iletişim ve radyasyondan koruma.

ESA servis modülü takılı Orion Mekiği

Orion 1000 güne kadar olan görevleri desteklemek için yapıldı ki; Mars Ana Kampı’nda mürettebatın 30 il 60 gün konuklamaya ihtiyacı olacak. Görev bittikten sonra Orion kapsülleri mürettebatları alarak Dünya’ya götürecek ve onları atmosferden girerken koruyacak.

Bakalım yıllardır bilim kurgu filmlerine konu olan Mars’da koloniler kurulabilecek mi 

Kaynak : http://newatlas.com/lockheed-martin-mars-base-camp/48832/

 

Kaynak ; http://www.gercekbilim.com/mars-ana-kampi-insanli-2028-gelecek-lockheed-martin/